Anne & BebekYaşam

Çocuğu Şımartan Anne Baba Tutumları Nelerdir?

Günümüzde yetişen nesil kaba bir tabirle ifade etmek gerekirse ‘şımarık’ olarak nitelendirilmektedir. Bunun en büyük etkeni tabii ki anne babalar ve çocuklara karşı yaklaşımlarıdır. Çocuklar bebekliğinden itibaren yoğun bir sevgi ve ilgiye maruz bırakılmaktadır. Tabii ki bu çocuğunuzu sevmeyin ona ilgi göstermeyin demek değildir. Ancak başkalarının çocuklarını yaptıkları bazı davranışlara ve uygulamalara bakarak nasıl ki eleştiriyorsanız aynı şekilde kendi çocuklarını da uygun olmayan davranışlar sergilendiğinde eleştirmeniz gerekmektedir.

Çocukların her istediğinin yapılması, ‘yok’ ve ‘hayır’ kavramının benimsetilmemesi ve tabiri caizse dünyanın ayaklarına serilmesi onların ilerleyen dönemlerde gerçek dünya ile karşılaştıklarında bocalamasına neden olur. Çünkü küçüklüğünden bu yana el üstünde büyütülmüş, bir dediği iki edilmemiş ve her dediğine tamam denmiştir. Ancak sizler bilinçli anne babalar olarak çocuklarınızı her istediğinin ayağına kadar getirilecek şekilde değil de gerçek dünya ile karşı karşıya kaldığında her zorluğun üstesinden gelebilecek şekilde yetiştirmeniz gerekmektedir.

Gerçek dünya derken anlatmaya çalıştığımız şey; çocuklar bir birey olarak topluma kazandırıldığındaki süreçtir. En basit şekilde şöyle örnek verebilirim. Çocuğunuz büyüyüp üniversiteye gittiğinde bir birey olarak toplumda yer edinmeye ve en önemlisi hayatta sorumluluk almaya başlar. Özellikle yaşadığı şehirden başka bir yerde üniversite okuyorsa işte o zaman gerçek dünya tanışması kaçınılmaz olacaktır. Bu zamana kadar baba evinde el bebek gül bebek büyüyen ve bu şekilde alıştırılan çocuğunuz orada siz yanında yokken adeta derin bir boşluğa düşecektir. Çünkü en küçük sıkıntısında yanında olan babası veya karnı acıktığında önüne yemek koyup önünden alan bir annesi yanında olmayacaktır. Tüm bu sorumluluklardan biri vardır ki en önemli olanı asıl odur. Para idaresi ve geçim derdi. Bu zamana kadar her istediği alınıp önüne koyulmuş, hiçbir istediğine hayır denmemiş ve hayattaki zorlukları kendi başına geçmesine izin verilmemiş çocuğunuz muhtemelen böyle bir durumda oldukça zorlanacaktır. Nitekim öyle de olur. Her istediğini almaması gerektiğini, kendi sıkıntılarını kendi çözmesi gerektiğini ve her aradığında yanında bir destek bulamayacağını malesef zor ve acı bir süreçten geçerek öğrenmek zorunda kalır. Bu durumun meydana çıkardığı en büyük yansıma ise depresyon olacaktır. Bu güne kadar hiçbir zorluğa tek başına göğüs germemiş olan çocuğunuz büyüdüğü korunaklı evden çok uzakta ve gerçek yaşamın tam ortasında hiçbir istediği olmadan yaşamını sürdürmeye çalışacak ve muhtemelen pes edecektir.

Tüm bu nedenlerden dolayı çocuklara her istediğinin olamayacağının bilinci daha küçük yaşlardayken aşılanmalıdır. Karşılaştığı tüm güçlükleri ve zorlukları yeri geldiğinde kendi başına çözmesi gerektiği anlatılmalı ve hatta çok önemli olmayan sorunlarda bilerek destek gösterilmemelidir. Daha çok yolun başında olan çocuğunuzun bu deneyimi acı bir şekilde tecrübe etmesini isteniyorsanız gelecek zamanları düşünerek hayır demeyi benimsemeli ve gereken durumlarda ona karşı hayır demeyi öğrenmeli ve öğretmelisiniz. Anne babaların en büyük zaafı olan çocuklarına karşı bu tutumları benimsemeleri emin olun çocuğun birey olarak topluma katıldığı dönemlerde hem kendi sosyal çevresi bakımından hem de yaşam içerisinde kaybolup gitmemesi adına faydalıdır. Çocuğunuz şuan size kızsa, küsse bile ilerleye zamanlarda neden bu şekilde davrandığınızı elbet anlayacaktır. Gerek çevresinden gerek kendi deneyimlediği zorluklardan yola çıkarak bu bilince sahip olacaktır. Bu nedenle kendi çocuğunuzu kendinize özel olarak tutmanız ve gerektiğinde hakkını korumanız bağlamında bu şekilde yetiştirmeniz kendini bilen, gücünün farkında olan ve tuttuğunu koparan bir bireye dönüşmesinde büyük rol oynayacaktır. Bu davranışı bir görevmişçesine benimsemeli ve elinizden geldiği kadar uygulamanız gerekir.

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.