Yaşam

İş arkadaşlarımla nasıl geçinmeliyim?

Bir çoğumuz hayatımızın neredeyse yarısını iş hayatında geçiriyoruz. Bu cüme biraz ağır gelmiş olabilir hatta bir seviye ileri götürüp hayatımızın yarısından fazlasını iş hayatında geçiriyoruz diyebiliriz. Günlük hayatta uykuyu çıkardığımızda kalan yaşantımızın büyük bir bölümü iş yerinde geçtiğine göre? Nasıl büyük bir kısmı ben 6 ben 8 ben 10 saat çalışıyorum diyebilirsiniz. Zaten bunlar bunu doğrular nitelikte ancak kısaca açıklamak gerekirse en verimli olduğunuz saatler de iş yerinde para kazanmak zorunda olduğunuzu hatırlatmamıza gerek yoktur kuşkusuz. Tamamm.. Karamsarlığa gerek yok. Hedeflerimiz ideallerimiz geçimimiz ve bir çok şey için çalışmak zorundayız hadi ama umutsuzluğa yer yok.. Konuyu biraz fazla dağıttık farkındayız! Siz o anlaşamadığınız veya çok anlaşmak istediğiniz arkadaşlarınızla nasıl geçinmeli birbirinize nasıl davranmalısınız bunu araştırıyordunuz.

Hadi o zaman sizi biraz aradığınıza götürelim!

Öncelikle samimi ve dürüst benliğinizi ortaya koyun. Yani bir gün öyle bir gün böyle olmayın. Gerçek karakteriniz neyse onunla olun. Her gün farklı bir maske veya kimlikle çalışma alanınıza gelmeyin. İster masa başı çalışın ister saha da olun. Her gün farklı karakterde olan kişiler kolay kolay güven sağlayamaz. Herkes tarafından en çok konuşulan kısacası dedikodusu yapılan kişi olursunuz. Acımasız ama malesef öyle!

Siz siz olun SİZ olun!

Karakter meselesi tamam.. Siz siz oldunuz. Peki ya şimdi?

Samimiyetsiz cümle ve iltifatlardan kaçının. Üstlerinize gereksiz samimiyet ve iltifat etmeyin. Altlarınıza gereksiz iş yıkmayın. İş yapmak için iş yapmayın. E ama iş yerindesiniz tabi ki iş yapacaksınız. E ama sevmediğiniz bir kişiye gereksiz bir iş yüklemek veya acele olmayan bir işi sıkıştırmanın ne anlamı var canım.. Birbirimizi kandırmayalım 🙂

İkinci aşama olarak ne yaptık. Samimi olduk. Üst ve altlarımıza profesyonel bir birey gibi saygı duyup sadece işimize odaklandı.

Hep iş iş iş.. Hiç mi patronu, müdürü veya işe yeni giren Merve’nin yakışıklı sevgilisini konuşmayacaksınız. Elbette konuşacaksınız peki Merve’yi de bu görüşmeye dahil etseniz. Aranıza yeni işe başlayan arkadaşlarınızla duvar çekmeseniz. İşte o zaman olur.. Bu da tamam.. Merve de artık bizimle yaşasın yeni personeller. Artık boş boş bakınıp ne yapsam, acaba bu kim şu kim diye düşünmeyecekler. Siz onlara işlerini öğretmeye yönlendirme yapmaya başlayacaksınız. Yönlendirme derken tabi ki iş buyurma anlamında değil yol yordam gösterme anlamında lütfen ama! Fesatlık yok.

Çok yakın olduğunuz sevdiğiniz arkadaşlarınız olabilir ve her saniye onlarla muhabbet etmek isteyebilirsiniz. Bu çok güzel ancak iş ortamında özellikle kalabalık çalışılan ortamlar da insanlar arasında set oluşmasına neden olur. Sizin çok sevdğiniz arkadaş grubunuzun karşıt grubu otomatikman oluşmaya başlar. Sistem asla boşluk sevmez. Ve sizin karşılığınızı doldurur. İstemsizce cephe almaya başlarsınız. İşler her şey yolunda gidiyor görünebilir ancak herkes birbirinin kuyusunu kazmaya çoktan başlamış demektir. Bu nedenle bölünmeler gruplaşmalara yer yok! Bu demek değil tabi ki öğle yemeklerine sevdiğiniz arkadaşlarınızla çıkmayacaksınız. Bu demek değil tabi ki arkadaşlarınızla muhabbeti keseceksiniz.

Siz düzeyli ve paylaşımlı oldukça parlayan bir yıldız olacaksınız.

Bir diğer altın kural iş arkadaşlarınızla mesafeyi her zaman korumalısınız. Harika evet parlıyorsunuz bir yıldız gibi ışık saçıyorsunuz üstleriniz tarafından parmakla gösteirliyorsunuz. Ama uzun süreli çalışacağınız kişilerle dialogu sağlam tutmak her şeyden önemlidir. Mesafenin korunmadığı iş arkadaşlıkların da bir süre sonra menfaat devreye girer ve herkes birbiri için bir şeyler yapmaya başlar. O yaptı ben yapmazsam olmaz. Ayıp olur düşüncesi bütün şirketi sarmıştır bile.

Mesafeyi korumak oldukça önemlidir. İş hayatında yürekten başarılar!

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.