Kadınlarda Yumurtalık Kisti Hastalığının Tedavisi

Yumurtalıklarda meydana gelen içi sıvı dolu yuvarlak oluşumlara yumurtalık kisti ismi verilir. Üreme çağından yani ergenlikten menopoza kadar olan her dönemde görülebilir. Çoğu kist herhangi bir soruna neden olmazken kendiliğinden geçebildiği de bilinen bir durumdur. Yine de doktorunuz, büyüyüp ileride problemlere neden olmayacağından emin olmak için her yumurtalık kistini rutin olarak takip etmeyi tercih eder. Kadınlarda yumurtalık kisti hastalığının tedavisi bu anlamda çok önemlidir.

Yumurtalık Kisti Belirtileri

Adet düzensizliği kistlerin en net belirtisidir. Kistler çok büyük boyutlara ulaştığında karında şişkinlik, karında dolgunluk, karın ağrısı, bel ağrısı, kasık ağrısı, sık sık idrara çıkma, idrar yolu sorunları ve sindirim sistemi sorunları oluşturabilirler. Kistler çoğu zaman bir belirti vermez ve tesadüfen teşhis edilirler.

Yumurtalık Kistinin Teşhisi ve Tedavisi

Yumurtalık kistlerinde üreme çağında görülenlerde nadiren kötü huylu olma olasılığı vardır. Kistlerin iyi ya da kötü olduklarının ayrımında hastanın yaşı yaşı, menopoz sorgulaması, kistin büyüklüğü ve şekli, çevresindeki dokulara olan yapışıklığı ve ağrılı olup olmamasına bakılır.

Yumurtalık kisti kötü huylu veya ileride kötüye dönüşme ihtimali varsa ameliyat seçeneği her zaman ilk olarak düşünülür. Yumurtalık kistleri boyut olarak çapı 9 cm’den büyükse, çevre dokuya yapışıksa, yüzeyi düzgün bir şekilde değilse her iki yumurtalıkta birden fazla kist varsa bu kistlerin ameliyatla alınması daha doğru olacaktır. Kist 6 cm’den küçükse sadece sıvıdan oluşuyorsa bir kaç ay takip edilerek beklenebilir. Ancak bu gözlem süresinde kistte belirgin bir büyüme veya değişiklik oluşursa ameliyat ile kisti çıkarmak daha iyi olacaktır. Yumurtalık kisti ameliyatı açık ya da kapalı yapılabilirler. Kapalı ameliyatlar robotik cerrahi şeklinde de gerçekleşebilir veya standart şekilde laparoskopik cerrahi yöntemiyle de yapılabilir. Durumun özetine göre de bazen açık ameliyat tek seçenek olabilmektedir. Bu operasyonlarda yöntem pek çok faktöre bağlıdır. Yumurtalık kistinin şekli, karın içerisindeki yeri, kişinin daha evvelden geçirdiği ameliyatlar veya hastalıklar, kilosu, doktorun ve hastanenin imkanları gibi faktörler ameliyatı şekillendirecektir. Ameliyat ile kistin alınmasının ardından patolojik incelemeler de muhakkak yapılarak hastaya bilgi verilecektir.

Yumurtalık kistleri çok nadir acil şekilde ameliyat gerektirirler. Ancak kistlerin rüptürü (patlaması ve yırtılması) sonucu karın içinde kanama riskinin oluşması, kist içeren yumurtalığın torsiyonu (sapı çevresinde dönme) gibi durumlar ameliyatı acil olarak gerektirir. Kistler ameliyatla alındıktan sonra ise hastayı 6 aylık ultrason ve muayene ile takip etmek çok daha doğru bir süreç yönetimi olacaktır. Bazı kötü huylu kistler tekrar edebilirler. İyi huylu kistlerde ise nüksetme ihtimali az da olsa söz konusudur.

Yumurtalık kistinin kötü huylu olmasından şüphelenen doktorunuz ameliyat veya operasyon öncesi MR ve tomografi gibi lenf bezleri ve diğer komşu organ tutulumunu inceleyerek çeşitli diğer testleri de isteyebilir. Ca 12-5, Ca 15-3 ve CEA olarak bilinen bazı hormonal testler iyi ve kötü huylu kistlerin ayrımında önemli rol oynayan tetkiklerdendir. Özellikle Ca 12-5 tahlilinde değerler kötü huylu kistlerde normalin 3 katından fazla yüksek çıkabilir. Fakat çikolata kisti ve karın iç zarı enfeksiyonları gibi durumlarda da Ca 12-5 değerleri yükselebilir. B-hcg ile CEA değerleri özellikle doğuştan kistler olarak bilinen dermoid kist ve teratomun ayrımında istenen sonucu verecektir. Ultrasonografi yöntemiyle de desteklenen teşhis süreci yumurtalık kistlerinin damarlanması ve bu damarlardaki ölçümler ile kötü huylu kistlerin teşhisi çok net olan bir tanı yöntemidir. Bu süreçte karından veya vajinal yoldan da doppler ultrasonografi yöntemi uygulanarak durum daha detaylı incelenebilir